kabaltı

özellikle türktepe de cok vardır. ara sokaklarda alt geçit görevi gören bir tür yapı. bu altgecidin üstünde genelde yanlardaki evin bi gözü olur
mecit beyin gabaltısı..
sohaan başında duran badem şekercisi..
ordan geçiyken burcak burcak kohar..de gelde alma..illa payamlı şekercinin gıvırıp yaptığı o külahlara goduğu şekerden alır yirim..
kabaltılı sokaklar şimdiki şehir mimarisin de neden düşünülmez?
keçecimamet kardeşim, çünkü kabaltı gibi unsurlar bizim mimarimize aittir. bize ait olan da kötüdür (!). bu sebepten çağdaş çok bilmiş mimarlar yüzünü batı'ya dönmüştür, doğu'dan gelen herşey onlar için kakadır.
sadece kabaltı mı, modern şehirlere uzaktan bakın, buz gibi soğuk gelir insana.
halbuki türk-islam mimarisine uygun yapılmış şehirler ise sıcaktır, sevecendir, insanı sarıp sarmalar.
batı mimarisi köşelidir, doğu mimarisi ovaldir. tıpkı insanlarının beyinleri gibi... köşeli, soğuk, karanlık ruhlu batılılar bu nedenle bizi sevmezler.
mardin'de de abbara denilen bizim kabaltına benzer geçitler var.bence estetikle birlikte işlevsellik anlamında mekandan tasarrufla bulunan çözüm olarak süper.

(bkz: dehliz)
antep'de birkaç denesi türktepe civarında, yanılmıysam birdeneside şehreküstüde bulunan ve dünyada sayılı olan üzarinde ev bulunan alt geçitlerdir.
gabaltılar uşakları oynarken kışın yağmırdan yaştan yazında sıcaktan korumaya yardımcı olur.