çarşıdayken parmağı aşşağı inmeyen antep uşaa

ağam çocukluk evresi,kimse kusura bakmasın ama salaklık evresidir.
bu evreden hepimiz geçtik,yettik,böyüdük.
şimdi düşünüym de nanca saçma sapan,tahammül edilemez isteklerimiz olurmuş meğer.
yarın biz de uşak devşek saabi olunca yaşeyp görücük işalla.
şimdi bu uşakların işaret barmaa çarşıya çıkılması anında faaliyete geçer.
bir eli anasının-babasının elinde,ötee eli işaret parmaa belirgin şekilde havada.
çarşıda gezdiği yerde o el her şeyi işaret eder.

"şoondan isteym."
"anaaa..."
"baa şoondan da alll."
"baaaney yav.."
"şooondan da isteeymm."

salya,sümük,sille hepsi birbirine karışır ağam.

tabi kötek sonrasında gelen merhamet dolayısıyla "taze ve çıtır" yalanıyla satılan bir adet simit alınır ve uşaan eline verilir.köteen etkisiyle yarısını yersin,yarısını da yemediğin halde elinde taşırsın ve getirir eve atarsın.

"simit aldım da yimedi dert dutasıca,para verdirdi gene baa boş yere..."

çoktan başka bir dünyaya dalmışsınız tabi bu arada...
bu parmag çarşıda bir birşey isterken kahar bir de özürlü görünce:

-ana şo adamın elinde neen değnek var,kör mü?
-aaa şo herife bag uşak kimi........... ammi sen çocuk musun?*
-ana o apla neen eyle yeriy,ayağına noluk?*