bir ramazan hikayesi

bir zamanlar tabakhanede dedemin komşusu ''abdula kırro'' denen bir zat varmış. her nedense ramazanda bu adamın şeytanları daha çok mesai yaparmış.
iftardan saatler önce bağırıp çağırmaya başlar, mahalleyi birbirine katarmış; oruç tutuyor ya beyim herkes duyacak.
zavallı karısı emiş nefes almadan sürekli abdulla'ya hizmet edermiş: abdullanın istekleri zincir gibi sıralanırmış:
emiş ayağmı yu!
emiş tembekimin tütününü ısla
emiş ataşı gay
emiş yağleımı yaşart
emiş küfde yoor
emiş ayran et
emiş sulu salata et
emiş maş şorbası bişir
emiş tulumbadan teze su çek
emiş maltıhalı aş bişir
emiş teze ekmek et.....................................diye istekler bitmez tükenmezmiş

zavallı emiş ne yapsın 3 çocuğamı baksın işmi yapsın oruç mu dutsun, yoksa abdullanın isteklerini mi yapsın?
emiş koşuştura dursun..........
küçücük çocuklar bile abdulla kıro'dan paylarını alırlarmış:
ulan itin enikleri ben dala dala oruç dutarken siz yimek yiyp dolanıysınız, hösün bahıym dermiş.
iftar yaklaşınca sıra, topçuya ve müezzine gelmiş:
nerde galdı bu ezen ohusana ne bekleyn,
bu topcu da sahı topun barıdını kesesinden alıy,
desene atsana şu topu kesenden mi atıyn.....
ve booom!
böylece abdullanın bir günlük orucu tamamlanmış olurmuş.....
(lütfen orucumuzu abdulla gibi tutmayalım, sadece yemeye içmeye değil kötü söz ve alışkanlıklara da oruçlu olalım, allah kabul etsin )