antep avradinin okey oynamasi

her yeğen,guzen gelişinde,
her dışarılı misafir gelişinde,
her erkekler dışarı gettiğinde,arvadlar evde tek galdığında,
her tatile gedişte,
her pikniğe gedişte,

antep avradı okey oynar...oynar amma bir taaftır,anlayamazsıız,anlam veremezsiiz...

ağzında sakız,yanında çerez,cuvara içiyse küllük,telefon,çay,golunda bilezik; okey oynar.
daşlama nedir bilmez,
daş takip etmey bilmez,
okey geldi mi hemen güler belli eder (eşli oyneysaaz öykelenirsiniz)
eğer erkekseniz ve oyunu kaybederseniz günlerce dalga geçer,
bazen okey geldiğini anlamaz ve okey'i atar (be amaaan,okey miymiş o?ver onu geri)

*
-şimdi bu yerdeki açık daşın genni mi okeydi,bi üstümü?
...................
-gösterge haasıydı?ne zamandır oynamıym ben unutuğum.eeee ne var pis pis gülüysüüz.navar acı deyin hele.
...................
-hele iki deagga bekleyin ben daşların yerini deeştiricim bahıym eyle de olucu mu diye?
.....................
-gızım şu daşları sen daat gene garıştırdım ben sırasını.önce haası daşı kime veriydim?........
bizim ailede kadınlar için gelenektir yazlıkta okey oynamak... sanhı baa maaş vericiler her ööle yemeenden sonra ve her akşam yemeenden sonra illa oynanmalı..kadınların ısrarı ile oynanır, gocalarıynan oynarlar..
masaya mutlaka bilmem ne gaavesinden alınma yeşil çuha serilir*..kocalara çok güvenmeli deelsiin çünkü taş çalabilirler, ruhun duymaz..yahalanınca da 'ben oyuna renk gelsin diye şeettim' derler..o yüzden arada bir 'kak bahıym ayaaa' deyip cepleri yoklamakta fayda vardır...
skoru kadınlar tutar*yoksa gocalar orda da bi iş çevirebilir..
son furya, yer okeyi denilen bir türünün oynanmasıdır..gayretli gayretli oynayan hatunların keyfi gocalardan birinin 'yeter heerif gabillik humarcılarına döndüüz haa, ben gediym kürsüde otura otura gıçım aarıdı' demesiynen son bulur...'allasen otur hele' derler, adamceez ağrıyan gıçının da etkisiynen 'yav zorla mı oynadıcıız, istemeym, zati sizin sülale sever humarı' der.son cümle karısından fırça yemesine sebep olur ama oyundan kurtulmuştur..'sevmeyseez yeşil çuhanın eviizde ne işi var' diye diye yumuşak bi goltuua sığınır..*....
ondan sonra gaçan gocanın yerine çocuklardan biri oturtulur, ben önerildiğimde kimin eşi olacaksam o itiraz eder..yok eşli deelse illa ben çaarılırım çünkü benim sonuncu olacaam kesin olduğundan diğerleri rahat rahat oynar*..
ama diğer gızlar*, ana tarafının humar sevgisini, baba tarafının taş çalma gaabiliyetini genlerinde barındırdıklarından oyunun harareti yükselerek devam eder*.. masanın altından ayak parmaanın arasında eşine taş veren, kaybedeceğini anlayınca yanlışlıkla (!) ıstakaları deviren,cazgırlıkla kaadı gadınların elinden alıp karşı taraf kazandıı halde puanları gendine yazan harpte kaybedip masada kazanan, okeyi deeştirip karşıya yutturmaya çalışan oyuncular hep bu gızların arasından çıkmıştır...sonunda illa bi anlaşmazlık çıkar..
elemi-yav ne var ne var.. yarın gene oynanıcı buader mücadeleye ne gerek var ben bilmeym..
dööşenler-sen karışma, sen hep yeniyorsun zaten..
elemi-????:((((((
dööşenlerin içinden bi merhametli- ööle demen neetsin onun da elinden o geliyor..
elemi-???ühüüüüüüüüüüüüüüü...