gasteci

Durum: 57 - 0 - 0 - 0 - 09.02.2012 16:14

Puan: 277 -

11 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 3

sözlükteki hareketsizlik

feysbuk ve tivıtır çıktı, mertlik bozuldu maalesef... gerçi ben onları da pek kullanmıyorum ama forum sitelerinde bile büyük bir sessizlik var.

birinin antepli olduğu nasıl anlaşılır

herhangi bir şehire gittiğinde, kapısında "antep lahmacunu" yazan bir lokantaya girdiğinde, ilk işi "ocakcınız antepli mi" diye soran kişi. yok eğer lahmacunu yapan ve pişiren kişi antepli değilse, başka bir yemek zorunda kalan kişi...

gaziantep te hafif raylı sistem

binmenin mümkün, inmenin imkânsız olduğu binek aracı.

tabahanali haci sukru hoca

allah rahmet eylesin. mekânı cennet olsun.

nohut kafalı abdurahman

kendi halinde, gariban biriydi ama millet yaklaşmaya çekinirdi. demek ölmüş, allah rahmet eylesin.

galem acki

ortaokula geçtiğimde duyduğum kalemtraş kelimesine bir türlü alışamadım. benim için hep galem açkı olarak kaldı ve de kalacak.

gatmer

an itibariyle trt 3'de hayatın renkleri programında antep ve katmer tanıtılıyor.

habbap

şimdi yerini naylon terliklerin aldığı sevgili nalınımız.
yeri geldiğinde annelerimiz ve ninelerimiz tarafından "silah" olarak da kullanılırdı.

sanko vakfının okuma yazma seferberliği reklamı

vakfı kuranlardan allah razı olsun. çalışan, emek harcayan herkese de yürekten teşekkür ederiz.

içli küfde

her memleketin sahip çıktığı, ancak antep'den başka yerde lezzetli yapılması mümkün olmayan nadide yiyecek.
gece gece canım çekti

mitokondri basganin istanbul zirvesi

ben wafıl'a kalamadım ama çok güzel saatleri paylaştık.
zirveye gelen herkese teşekkürler.

karayılan türküsü

antep'de doğup büyüyen her çocuğun, nasıl öğrendiğini bilmeden ezberlediği türküdür. hatırladığım zaman bile içim sızlar.

mitokondri basganin istanbul zirvesi

şallak, sen de geleceksin değil mi? :)
bak, gelmezsen ayıp olur haaaa!

fihare yazi

bir de fıkara lahmacunu vardır ki, konuyla bir alakası yok

ekmeğin arkasına domates ile biber salçasını sürüp, üstüne de kışın kuru nane, yazın da maydanoz ve taze soğan koyularak yapılan, çocukların en sevdiği yiyecek idi.

antep sokaklarında oyun oynayan çocuklar yine fıkara lahmacunu yiyorlar mı acaba?

mitokondri basganin istanbul zirvesi

ben de geleceğim inşaallah. ama erken saatte buluşmayalım ha...
saat 17:00'den sonra olursa iyi olur. :) hem o saatte trafik de yoğun olur ki, geç kalanlar bahane uydurabilsinler. :)

antepli olmak ayrıcalıktır

geçen hafta boyunca istanbul'dan yola çıktık (ayıptır söylemesi, trt için program çekiyoruz da) adapazarı, bilecik, eskişehir, kütahya, afyon, konya, karaman, ankara ve yeniden istanbul olmak üzere dolaştık.

nereye gittiysek, laf dönüp dolaşıp yemek kültürüne geliyordu. konuşulanları dinledikten sonra ben geriye yaslanıp, "ben de antepliyim" deyince, herkes şöyle bir bakıp, "haa evet, en güzel yemekler antep'de yapılır" demiyorlar mıydı, değmeyin benim keyfime.
"antepli olmak bir başkadır" diyerek, suratlarına bakıp gülüyorum.

miyan

şu sıcak yaz günlerinde keşke istanbul'da da bulabilsek de, içebilsek...

9 temmuz taksim zirvesi

olmiyneenola'nın gayretiyle bir araya gelinmiş zirve. kendisine teşekkürlerimi bildirir, devamını bekleriz.
boğaz manzaralı bir yemekte buluşulmuş olması da işin kaymağı oldu. fotoğrafları görmeyi ben de isterim. ayrıca o sıcak ve rutubetli istanbul akşamında oraya kadar gelmiş olan arkadaşlarla tanışmak da benim için ayrı bir zevk oldu. sağolsunlar.

kim bilecek antepte

trt 1'de yayımlanan "kim bilecek" yarışma programını çeken arkadaşlar 3 gündür antepteler... bugün kilis'e gittiler ama birkaç gün daha antep caddelerinde çekim yapacaklar.
önümüzdeki 5 - 10 gün içerisinde trt'de seyredebilirsiniz. hafta içi hergün saat 18.10'da trt 1'de yayımlanıyor yarışma programı.

belki antep'te bulunan arkadaşlarımızdan çekim sırasında ekibe rastlayan olmuştur.
bilginiz olsun istedim.

9 temmuz taksim zirvesi

daha iki ay önce antep'e geldim. antep, antep olmaktan çıkmış. her taraf beton yığını, eski mahalleler-sokaklar yıkılmış. bakırcılar çarşısı, arasta, bedesten gibi parmakla sayılacak birkaç yer de olmasa, kimse beni antep olduğuna inandıramazdı.

sigorta hastanesinin öte tarafı yüksek apartmanlarla dolmuş. bir zamanlar oralar bostandı. şimdi asfalt ve beton yığını. gözyaşlarıma zor engel oldum. yazık değil mi doğduğum ve büyüdüğüm şehre?

ne yapayım öyle antep'i? hatıralarımdaki ve hayallerimdeki antep çok daha güzel.
  • /
  • 3
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 57

birinin antepli olduğu nasıl anlaşılır

geçen yaz annemle babam istambula gelmişlerdi. otogardan bindik bir taksiye ve eve gidiyik. yolda da bir yandan konuşuyduk. tabii, annemle babam da anteplice konuşmayıp, olabildiğince kibar konuşuylar.
bir ara taksinin şoför maallinde oturan ben "anne gız, o niye eyle olmuş" filan gibi bişey dedim. taksi şoförü bana baktı ve "siz antepli misiniz" diye sordu. üçümüz de şaşırdık. ben "nereden anladınız" deyince, şoför "ben, anteplilerden başkasında annesine "gız anne veya ana gız" diyen duymadım" diye cevap verdi.
o dakkadan soora biz aramızda kibar konuşmayı bırakıp, normal antep ağzına döndük. :)

istanbul kokan antepliler

tam 27 sene oldu istanbul'a geleli amma hiç bir şey değişmedi. istanbul'da yaşıyor olabilirim fakat ölünceye kadar antepliyim.

ve bu konuda "ahizade"nin söylediklerinin altına imzamı atarım.
saygılar.

antepli olmak ayrıcalıktır

geçen hafta boyunca istanbul'dan yola çıktık (ayıptır söylemesi, trt için program çekiyoruz da) adapazarı, bilecik, eskişehir, kütahya, afyon, konya, karaman, ankara ve yeniden istanbul olmak üzere dolaştık.

nereye gittiysek, laf dönüp dolaşıp yemek kültürüne geliyordu. konuşulanları dinledikten sonra ben geriye yaslanıp, "ben de antepliyim" deyince, herkes şöyle bir bakıp, "haa evet, en güzel yemekler antep'de yapılır" demiyorlar mıydı, değmeyin benim keyfime.
"antepli olmak bir başkadır" diyerek, suratlarına bakıp gülüyorum.

cevizli kitabevi

12 eylülden önceki yıllar...
ortaokulda öğrenciyim. bir gün cevizli'ye kitap almaya gittim. üst katta belki bir saat geçirdikten sonra iki roman alıp aşağı indim, kasaya gittim. kitapları uzattım, parayı verdim. (sanırım yaşar cevizli'ydi.) paramın üstünü verdi, dışarı çıktım. eve doğru heyecanla yürürken paranın artanına baktım ki, kasadaki adam benden iki kitabın değil, bir kitabın parasını almış. geri gidip de, "yav ammi, sen benden parayı eksik almışsın" diyemedim. tek kitap parasına iki tane almıştım. 13-14 yaşındaki bir çocuk için büyük para.
aradan yıllar geçti, halen içimde yaradır. şimdi bile "keşke gidip de diğer kitabın parasını da verseydim" diye düşünürüm. keşke dönüp parayı verseydim...
çok ayıp ettiğimin farkındayım... antep'e her geldiğimde giderim cevizli'nin önüne, vitrininde artık azalmış bulunan kitapları seyrederim de, içeri girip "hakkınızı helal edin, ben çocukken böyle yaptım" diyemem. utanırım...

antep evi

eyüpoğlu mahallesi kastelbaşı çıkmazı'ndaki matbaacı hösnü bey'in evinde 8 sene oturduk. hayatımda ilk hatırladığım ev, o evdi. eski bir ermeni eviydi. odaların içi yerden tavana kadar nacardı. kocaman bir hayadı vardı.
şimdi yıkmışlar kastelbaşı'nı... iki sene evvel antep'e geldiğimde görünce içim sızladı. çocukluğumun anıları da o yıkıntıların arasında kaybolup gitti.

23 agustos antep fener maci

antepsipor, ilk maçta fenerbahçe'yi yendi ama inşallah galatasaray ile beşiktaş'a da aynı şekilde oynar. nedense, fener'i yenen antepsipor, cimbom ile kartal'a hep yeniliyor.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.